Çatıda elektrik üretimi arttıkça binanın enerji giderleri azalıyor ancak güvenlik ve sigorta açısından yeni değerlendirmeler gerektiriyor.
Bir fabrikanın, deponun veya iş merkezinin çatısı, güneş panelleriyle birlikte elektrik üreten bir alana dönüşebiliyor. Daha önce yalnızca yağmur, kar ve rüzgara karşı koruma sağlayan yapı elemanı artık panelleri, taşıyıcı bağlantıları ve elektrik tesisatını da barındırıyor. Dolayısıyla yatırımın geri dönüşünü hesaplarken binanın bu yeni kullanımını da önemsemek ve değerlendirmek gerekiyor.
Çatıya elektrik üreten güneş paneli sistemi (fotovoltaik sistem) kurulması, risk profilini değiştiriyor. Ancak bu değişiklik her binanın aynı ölçüde tehlikeli hale geldiği anlamına da gelmiyor. Riskin düzeyini çatının özellikleri, sistemin tasarımı, uygulama kalitesi ve işletme koşulları beraberce belirliyor.
Güvenlik hususu panel seçiminden önce gelmeli
Elbette her işte olduğu gibi önce iş sağlığı ve güvenlik gelmeli. Dolayısıyla da kurulumun ilk sorusu “Bu çatıya kaç panel sığar?” olmamalı. Önce mevcut çatının sistemi güvenle taşıyıp taşıyamayacağı derin bir biçimde incelenmeli. Şu da unutulmamalı ki panel ve montaj elemanlarının ağırlığına kar yükü ve rüzgarın oluşturduğu kuvvetler de ekleniyor. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO)’nun yayımladığı “çatı uygulamalı fotovoltaik sistem tasarımı” çalışması, taşıyıcı sistem ile yerel kar ve rüzgar koşullarının birlikte değerlendirilmesi hususuna dikkat çekiyor.
Montaj noktaları da bu değerlendirmenin parçası olarak ele alınmalı. Bağlantıların çatıya uygun yapılmaması, sabitleme sorunlarının yanında su yalıtımında da hasara yol açabiliyor. Bir sızıntı, binanın içindeki ürünleri veya ekipmanları etkileyebiliyor. Bu nedenle teklifleri yalnızca panel gücü ve fiyat üzerinden karşılaştırmak da yeterli olmuyor. Taşıyıcı sistem değerlendirmesi, montaj ayrıntıları, yalıtım uygulaması ve teslim belgeleri de seçimde yer bulmalı.
Yangın güvenliği bütün sistemi kapsıyor
Elektrik kaynaklı yangınlarda kısa devre, aşırı akım ve gevşek bağlantıların oluşturduğu ısı önemli riskler arasında bulunuyor. EMO, tesisatın yetkin uzmanlar tarafından denetlenmesinin yangın ve kaza risklerini azaltmadaki önemini vurguluyor. Çatıdaki güneş enerjisi sisteminde de kablolar, bağlantı elemanları, koruma cihazları ve inverter birlikte ele alınmalı. İnverter, panellerin ürettiği doğru akımı binada kullanılabilecek alternatif akıma dönüştürüyor.
Yangına müdahalede ayrıca bilinmesi gereken bir özellik daha var. Binanın ana elektrik beslemesinin kesilmesi, güneş panellerine bağlı bütün hatların gerilimsiz kaldığını göstermiyor. Paneller ışık aldıkları sürece elektrik üretebildiğinden sistemin tasarımına bağlı olarak bazı doğru akım hatları enerjili kalabiliyor. Bu nedenle sistem planının, uyarı işaretlerinin ve ayırma noktalarının müdahale ekipleri için anlaşılır olması gerekiyor. Çatı yerleşimi hazırlanırken bakım ve müdahale erişimi de düşünülmeli. Panellere ulaşmak için güvenli güzergahların bulunması, sistemin binanın acil durum planına dahil edilmesi ve sorumlu personelin bilgilendirilmesi işletmenin hazırlığını güçlendiriyor.
Güneş panellerinin bakımını yalnızca toz temizliği olarak görmemek gerekiyor. Elektrik bağlantıları, kablo yalıtımları, taşıyıcı bağlantılar ve çatıdaki su tahliyesi de kontrol programına alınmalı. Kontrollerin kapsamı ve sıklığı, üretici talimatlarıyla tesisin çevresel koşullarına göre belirlenmeli. Fırtına veya dolu sonrasında ayrıca hasar değerlendirmesi yapılması gerekebilir.
Üretim verilerinin izlenmesi de bakım ekibine ipucu verebiliyor. Beklenmeyen bir üretim düşüşü, araştırılması gereken bir sorunu gösterebilir. Ancak sistemin elektrik üretmeye devam etmesi, bütün bağlantılarının güvenli olduğunu kanıtlamıyor. Kontrol ve onarım kayıtlarının saklanması, arızaların takibini ve hasar sonrasında sistemin geçmişinin ortaya konmasını kolaylaştırıyor.
Kurulumla birlikte poliçe de gözden geçirilmeli
Mevcut bina sigortasının yeni kurulan sistemin bütün parçalarını ve karşılaşabileceği zararları otomatik olarak kapsadığı varsayılmamalı. Panellerin, inverterlerin ve diğer ekipmanların hangi bedellerle sigortalandığı netleştirilmeli. Yangın, dolu, fırtına, elektriksel arıza ve üretim kaybına ilişkin güvencelerin poliçede hangi teminatlarla, limitlerle ve koşullarla yer aldığı kontrol edilmeli. Poliçedeki istisnalar, limitler ve muafiyetler ayrıca incelenmeli.
Türkiye Sigorta Birliği’nin yayımladığı “Yangın Sigortası Genel Şartları”, sözleşme sırasında beyan yükümlülüğünü ve sigorta süresinde sigortalı şeylerin durumundaki değişikliklerin bildirimini düzenliyor. Çatıya sistem eklenmesi bu çerçevede sigortacıyla değerlendirilmesi gereken bir değişiklik. Bildirim eksikliği ise koşullara göre sözleşme ve tazminat üzerinde sonuç doğurabiliyor.
Kurulum planının önceden sigortacıya iletilmesi, gerekli poliçe değişikliklerinin yazılı olarak netleştirilmesi ve sigorta bedellerinin güncellenmesi belirsizlikleri azaltıyor. Çatıdaki yatırımın korunması, mühendislik değerlendirmesinin, düzenli bakımın ve sigorta kapsamının birlikte yürütülmesini gerektiriyor.